PARANOID SCHIZOPHRENIA
Copyright 2008 paranoid_schizophrenia
Az önce duştan çıktım mis gibi kokuyorum,
üzerime senin bana en çok yakıştırdığın elbiselerimi giyiyorum canım,
tabikide senin en sevdiğin kokularımı sıkıyorum,
bak ilk defa kravatımı da takıyorum,
bugün çok şık gözükmeliyim dimi,
nede olsa hayatımın en anlamlı ve özel günü...
Saat de bitürlü geçmek bilmiyor ki heyecandan ölecem şimdi off,
ama olsun beklerim biraz daha... çünkü sonunda sen varsın...

""çocuk biraz daha bekledikten sonra evinden usulca çıkar ve arabasının yanına gider, arabasına bindikten sonra sevgilisiyle ilk buluştuğu yere gider..""

bak canım hatırladın mı burayı şubat aynın ilk pazartesiydi hava kararmak üzereydi,
bir anda uzaklardan sen belirmiştin,,,
o gün sanki bir insanla değil tarifini yapamadığım bir varlıkla karşılaşmıştım...
ewet bu varlık sendin... hala sensin be gülüm... bu insanların tümünden farklısın...
neyse yola koyulmalıyım sen bekletilmeyi hiç sevmezsin...

""çocuk sonunda onunla karşılaşacağı noktaya gelmiştir...
arabasını uzak bi köşeye park etmiş ve
yavaşça gözüne kestirdiği duvarın dibine doğru ilerlemiştir,
soğuk kaldırımın üzerine oturmuş onun gelmesini beklemeye koyulmuştur...""

canııım hadiii gel artıııık... bak üşümeye başladııım,
hasta olmamı istemezsin dimiii
ewet tabiki istemezsin, hatta nefret edersin...
çünkü ben hasta olduğum zamanlarda evden çıkmaz yatağımda yatıyor olurum
ve beni görememekten şikayet edersin... hastalığıma söylenip durursun...

""Ve biraz sonra araba durur... gelen sevgilisidir...""

canıııım beniiiim, canınıııı yerim seniiiin
nekadar güzel olmuşsuuuun sen öyle yaaaaa
beyaz bi insana bukadarmıı yakışır?
canııım inşallah o koluna girdiğin kişi seni hayatın boyunca hep sever, mutlu eder...
biliyordun seni bu gelinliğin içinde görmeyi nekadar istediğimi
ama sen bana bunu çok gördün ve gittin...
neymiş param yokmuş...
neymiş beni bekleyemezmişsin...
seni nekadar sevdiğimi sana ben nasıl anlatayım be gülüm, bak gözlerime sadece anlarsın
demek sen benim gözlerime hiç bakmamışsın...
bak şimdi arabamda var evimde yalnız sen yoksun be gülüm...
oysa ben mutluluğu bulduğumu sanmışım..
oysa ben seninle ilgili boş yere hayal kurmuşum..
oysa ben sana hayatımı boş yere adamışım..
oysa ben senin için boş yere ölümü göze almışım..

"" kız karanlıkta soğuk bir kaldırım üzerinde oturan çocuğu görmeden
kocasının kollarında düğün salonuna girer..."" alkışlar içerisinde... ""

allahııım... neden ellerim titriyoooor...
allahıııım... neden başımın kıpırdamalarına engel olamıyoruuum...
allahım gözümden neden bukadar yaş geliyoooor
hemde hiç ağlamadığım haldeee
sanki ben susmuşum ruhum ağlıyooor...
sanki ben susmuşum gökler ağlıyor...
allahım lütfen yalvarıyorum sana al bu ağlayan ruhumu
sana hiç bu kadar içtenlikle dua etmemiştim... Lütfen...

""çocuk düğün bitene kadar Allaha canını alması için yalvarmıştır
oradan hiç kalkmamıştır... Hava çok soğuktur... Hala elleri titremektedir
ve birazdan düğün bitip çift dışarı çıkmaktadır...
Çocuk bulunduğu yerden ayağı kalkar...""

ewet gitme vaktin geldi işte gidiyorsun
başkasının olmaya gidiyorsun
onun kollarında sabah uyandığında beni unutmuş olasın
gerçi sen beni çoktan unutmuşsundur bile...
hadi çalıştırın arabanızı gidin aşk yuvanıza...
insanlar alkışlıyor ben ölüyorum..
insanlar tebrik ediyor ben ölüyorum..
eğer sana sarılmamak için kendimi tutabilseydim,
bende gelir seni tebrik ederdim...
demek et tırnaktan böyle göz göre göre ayrılabiliyormuş

"" ve çiftler baş başa arabaya binerler, araba çalışır ve biraz sonra gözden kaybolurlar...""

allahım nasıl bi acıymış bu yaaaa
allahım nasıl bi duyguymuş bu yaaaa
beni benden aldıı
hayatımı kararttı
aynaya baktığımda gördüğüm yüzü tanımaz oldum
yürürken bastığım kaldırımları hissetmez oldum
ben, beni unutur oldum
aşkı da yere batsın sevdası da...
allahım ya sen bana verdiğin bu kirli canı alırsın
ya da ben bu kirlettiğim canı temizlerim...
Dayanamıyorum artık
kalbim büyüyor, sığmıyor göğüs kafesime...
Sanki dışarı çıkıp o arabanın peşinden koşmak istiyor, hayır gitme diye haykırarak...

Çocuk dizlerinin üzerine çöktü dünyası tam anlamıyla başına yıkılmıştı
Yaşamanın artık ne anlamı kalmıştı ki
Hayat damarlarından biri kesilmişti
Hem de gözlerinin önünde
Hem de hiç acımadan, tüm çığlıklarına aldırmadan...
Ah ne vardı o arabada o eve seninle beraber giden ben olsaydın die bir çığlık attıkiiiii
O anda oradaki tüm kalabalık ona baktı
İçlerinden iki genç üzerine yürüdü
Sen kimsin lan yengemize göz mü koydun diyip sorgusuz sualsiz patakladılar
çocuk yere düştü.. Birazda yerdeyken tekme vurdular...
Çocuğun ağzından ve burnundan kanlar geliyordu
kaç insan onun düştüğü duruma düşmek ister kii..
Ama o hala kafasını çevirip arabanın gittiği yola doğru bakıyordu...
Kalabalık dağıldı... çocuk kaldırımın dibinde kanlar içerisinde öyle uzanmış yatıyordu...
Ayağa kalkmak istedikçe o geri yere düşüyordu...
En sonunda zor güç kalkabildi, kravatını düzeltti...

Canım bak gördün mü bana ne yaptılar senin en sevdiğin elbisemi kirlettiler, yırttılar...
Ama biliyor musun senin vurduğun darbeden daha çok acı vermedi bu bana...
Bak gördün mü ayağa kalkabildim
Sen vurduğunda, yani gittiğinde, ben öyle bir düşmüştüm ki...
O günden sonra hiç kalkamadım...
Ben senin o bıraktığın yerde hala yatıyorum...
Bekliyordum o düştüğüm yerde seni, belki geri gelip kaldırırsın diye ama...
Görüyorum ki sen başkasının kollarında mutluluğu bulmuşsun...

Bir zamanlar ellerini tutan ellerimi,
Bir zamanlar sana koşan ayaklarımı,
Bir zamanlar sana bakan gözlerimi,
Ve hala senin uğrunda eriyen bu bedenimi,
O beden içerisinde hala senin seven kalbimi...
İstemiyorum artık
İstemiyorum
İstemiyoruuuuum
Al senin olsun...
Al hepsi senin olsun...


Çocuk arabasına doğru ilerlemeye çalıştı, ama üç dört adım atınca düşüyor geri kalkıyordu...
Zor güç arabasına geldi ve bindi...
onların evlerinin biraz uzağındaki bir boş araziye çekti..
Onlarda eve gelmişti...
Işıkları yanıyordu...
Belki birbirlerine sevgi sözcükleri söylüyorlar,
Belki şaraplarını almış şöminelerini yakmış başında içiyorlar,
En kötüsü olan onu düşünmek bile istemiyordu...(yatak odası)
o gözlerinden yaşlar süzülerek evin yanan ışığını izledi durdu gece boyunca...
kim bilir neler düşündü..
Aklından neler geçirdi...

Sonunda sabah olmuştu...
Çocuğun arabası terk edilmiş bi şekilde sabahın erken saatlerinde
Güneşin yüzünü göstermesiyle, o evin yanındaki
Boş arsada terk edilmiş bi şekilde bulunmuştu.
Çocukta zaten hemen ilerisindeydi...
iki polis memuru aralarında konuşuyordu..

-sence sebebi ne olabilir
-valla bilmiyorum ama çözemediği bi sorunu vardı demek ki
-ama insan ulu orta bir yerde kendini asar mı be...
-hey baksana onun boynunda bir kâğıt mı var?
-dur bakim... aa ewet. Bir not sanırım...
-indir de okuyalım ne yazmış...



Çocuğun bıraktığı kâğıtta yazan yazı…

Ağlama be gönül
Sus
Bak onlar odalarının ışığını yaktılar
Senin içinin ışığını söndürdüler..
Sus kimse duymasın ağladığını
Sil kimse görmesin gözyaşlarını
Hayatın sana oynadığı bu oyunda kaybeden sen oldun işte...
Öleceksen bile şerefinle öl
Bir şerefsizin gözyaşlarını görmesine izin verme...

""Satılmış Aşk""

Anasayfam olsun
LİNKLER

KATEGORİLER